Gökyüzünde kanatlanmış turnalar aradan çıkın

Sevdiğime giden bütün yolların tek yolcusu benim

Denizine susamış nehirler, siz de keyfinizce akın

Sevdiğime giden yolda beni yalnız bırakın

 

Mecnun’un çöle sinmiş yalnızlığı kaderim değil

Karacaoğlan’ın tezenesinde demlenen benim

Dal dal açan sevda yüklü bin bir renkli çiçekler gibi

Sevdiğimin kokusunu sürünmüş bütün şiirlerim

 

Samanyolu, dolunayımı kucaklayan sihirli dünyam

Gecenin süsü, yıldız çiçeklerim yerinde dursun diyorum

Ah, ikimizden izler taşıyan anılarımıza beşik sokaklar

Daha nice şafaklara bizimle birlikte uyansın istiyorum

 

Kalbimizden süzülen sevdamız dile geldi, söze düştü

Güzün hüznünü yaşayan atlarımızı çırak çıkardık

Şafak bülbülünün payına tomurcuk gülü düştü

Şehzade’nin gülü, Melek’in bülbülü olalım diye yakardık

 

Kafdağı peri padişahına kaldı, Şehzade’n düzde şimdi

Senli saatlere bayrak açmış koşuyor, tutulmuyor

Melek ve Şehzade’yi anlatan şiirlerim gözde şimdi

Sanlı sansız ölümsüz âşıklar yaşıyor, unutulmuyor!

3 Aralık 2008

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ